(Quelle: phrenesi)
COOL COOL DAVRANMA SENDE SIÇIYON AQ
(Quelle: lanbisuus)
insaanın evlenesi geliyor
(Quelle: serendipitousbliss)
auaheuhaea
(Quelle: devletbaba)
(Quelle: windowofjupiter)
Çayı demlemiştim.Zaten çayı hep ben demlerdim.Çünkü başka demleyecek biri yoktu.Çayı fincana koydum.Zaten hep fincana çayı ben koyardım.Çünkü çayı başka koyacak biri yoktu.
Odama döndüm.Çay demini tam olarak almamıştı.Çayı fincana koymak için biraz aceleci davranmıştım.Zaten genelde aceleci davranırdım.Çünkü ‘acele etme’ diyecek biri yoktu.
Bir yudum aldım.Tatsız geldi.Bir şeker daha attım.Sonra tadı düzeldi tabi.Şu sıralar,kendi çayımın şekerini bile ayarlayamıyorum.Gözlerim kısık,aklım uçmuş gitmiş ve bir başına sonu görünmeyen bir yolda sallanarak yürüyorum.
Hayallerimi demlemeye adım adım yaklaşırken sabırlı olmaya dikkat ediyordum.Demledikten sonra servis etmek için de biraz sabırlı olmalıydım biliyordum.Hep aceleci davrandım,olmadı.
Hayaller güzel şey,ordan bir fincan hayal alabilir miyim Süleyman abi ? Hatta sen de gel,bakkal Muzaffer abi de gelsin.Hayallerimizi yudumlayalım.Monotonlukları yok edelim.Ne dersin Süleyman abi ?
Biz,hayalleri gerçekleşme ihtimali olup heyecan verdiği için mi severiz yoksa hayaller bizim için bir zorundalık mıdır ? Biz,bir hayal bittiğinde başka bir hayal başlayacağını biliyoruz.Peki ya neden her hayalin peşinden azimle koşturuyoruz.Biz hayallerin peşinden bir yere gitmek için mi koşuyorduk yoksa sadece gitmek için mi ? Bulutlu bir havada gökyüzündeki kuş gibiyiz,bilinmezlik bulutlarını bir bir aşıyoruz ama nereye gittiğimizi bilmeksizin.
Bazen merak ediyorum.Bakkal Muzaffer abi’nin hayali,bakkal olmak mıydı yada çaycı Süleyman abi’nin hayali çay demlemek miydi ? Şu yolda yürüyen insanlar,neden bu kadar yorgun.Neden gökyüzüne bakmıyorlar.
Bazen merak ediyorum.Benim çaya kaç şeker attığımı bilen kişiler neden bu kadar az yada türk kahvesini nasıl içtiğimi bilen kişiler ? Çaya kaç şeker attığımı,türk kahvesini nasıl içtiğimi bilen insanları seviyorum .
Aynaya baktığım zamanlarda,derin düşüncelere dalıyorum.Belki de kendimle daha barışık bir insan olmam lazım.Bir şarkı duyuyorum.Bir şarkı bana sesleniyor.Kara bulutlar yok olup giderken,güneşli hava yüzünü gösteriyor.Sokakta top oynayan çocukları görüyorum.Ben de onlarla oynuyorum.Sonra başka bir şarkı duyuyorum.Kara bulutlar tekrar gelmiş.Ve yolda sallanarak yürümeye devam ediyorum.Bu sürekli kendini tekrarlıyor.En sonunda ise aynanın karşısından çekilip,aynanın diğer tarafında ki hayattan,normal hayata geri dönüyorum.
İnsan,kendinle yüzleşmeyi öğrendiği zaman kendini güneşli bir havada dünyanın en özgür ve en rahat insanı oluyor.İnsanlar,başkalarını anlamak yerine kendilerini anlamaya çalışsalardı; eksik bir şey mi var ? demezdik.
Çayımın son bir yudumu kaldı.İçmeye kıyamıyorum.Zaten ben son hamleleri hiçbir zaman yapamadım.Hayallerim de öyle.Hep yarıda kaldılar.Hep kıyamadım.Bir gün onlarda bitip beni terkedip gider diye korkuyorum.Bitiremedim bir türlü.Bitmez de zaten.Muzaffer abi sen ne diyeceksin bu işe.Süleyman abi orda mısın ? Ben bir fincan hayal daha istiyorum.Bu sefer bitirmeyi deneyeceğim. Her neyse,mutfağa doğru gidip bir fincan çay daha koymalıyım.Umutlu olmak ve denemek güzel şey.
.
(Quelle: lovebylovisag)
(Quelle: kisiselfantezi)
(Quelle: keepcalmandjamiryo)
(Quelle: awesomejo)
Bir fenerbahçelinin itirafı :(











